CÂSİYE-13

Anasayfa » CÂSİYE Suresi » CÂSİYE-13
share on facebook  tweet  share on google  print  

CÂSİYE-13

"CÂSİYE Suresi" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

<<<<<45/CÂSİYE-13>>>>>

Bismillâhirrahmânirrahîm

وَسَخَّرَ لَكُم مَّا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ جَمِيعًا مِّنْهُ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لَّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Ve sahhara lekum mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı cemîan minhu, inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Ve göklerde ve yerde olanların hepsini kendinden (bir lütuf olarak) size musahhar (emre amade) kıldı. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden bir kavim için mutlaka âyetler (ibretler) vardır. 
1. ve sahhare : ve musahhar kıldı, emre amade kıldı
2. lekum : sizin için, size
3. : şey(ler)
4. fî es semâvâti : semalarda, göklerde
5. ve mâ : ve şey(ler)
6. fî el ardi : arzda, yerde
7. cemîan : hepsi
8. min-hu : ondan
9. inne : muhakkak
10. fî zâlike : bunda vardır
11. le : elbette, mutlaka
12. âyâtin : âyetler
13. li kavmin : bir kavim için
14. yetefekkerûne : tefekkür ederler

AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm

Burada, göklerde olan 7 kattan söz ediyor Allahû Tealâ.

Fizik standartlarda bütün göklere, en uzak gezegenlere, ayrı ayrı galaksilere gitmek için Allah herkese imkân hazırlamıştır.

Her rüyada nefs vücuttan ayrılır ve sonsuz hızla hareket etmek imkânının sahibidir. Bilinmeyen âlemlerde, bilinmeyen insanlarla karşılaşırsınız. Ve oralar normal standartlarda hava gemileriyle de olsa kolay kolay gidilemeyecek çok uzak yerler de olabilir.

Ruh vücuttan ayrıldıktan sonra Allah'a doğru yaptığı seyr-i sülûk adlı yolculukla, göklerde olan bütün gök katları insanın emrine musahhar kılınmıştır ve de ruh onlara adım adım yükselir. 1. gök katında açıkta secde edilir. 2. gök katında suvarılma havuzlarına girer ruhlar;suvarılmak üzere secde eder. Suvarılma işlemi, o kişinin ruhunu farklı bir hüviyete ulaştırır. 3. katta iki katlı bir mescidde, suvarılmış olan ruhlar secde ederler, namaz kılarlar. Sonra Mihenk Menfezi'nden 4. kata çıkarlar;4. katta Beyt'ül Makdes'in aslında secde ederler. Daima ön saflar ayrılarak daha yukarılara çıkarlar. Çoğu daha yukarılara çıkar ve çıktıkça sayı, yavaş yavaş azalır. 5. katta, Beyt'ül Haram'ın aslında secde edilir. 6. katta, Allahû Tealâ'nın boyasına boyanmak üzere bir imkânın sahibi olur kişi. Yüzü ve elleri çok açık yeşil-beyaz bir renge bürünür. 7. katta ise 7. gök katının 7 tane âlemine grup grup ruhlar yerleşirler. Oradaki işlevlerini sürdürürler. Neticede zikir hücrelerindeki zikirlerini de tamamladıktan sonra Sidretül Münteha'ya ulaşan her ruh, oradan Allah'a ulaşır. Diğerleri aynı kafileler halinde zemin kattaki ana dergâha dönerler. Bu yolculuğu Allah'ın kalp gözüne gösterdiği kişi görür ki gerçekten her gök katındaki şeyler emre musahhar kılınmışlardır.

45/CÂSİYE-13

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr : Ve göklerde ve yerde olanların hepsini kendinden (bir lütuf olarak) size musahhar (emre amade) kıldı. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden bir kavim için mutlaka âyetler (ibretler) vardır.
Diyanet İşleri : Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve râm etmiştir size, ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde, hepsi de onun rahmetindendir; şüphe yok ki bunda da deliller var düşünen topluluğa.
Adem Uğur : O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütfu olmak üzere) size boyun eğdirmiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.
Ahmed Hulusi : Semâlarda (beyindeki bilinç mertebelerinde) ve arzda (bedensel yaşamda) ne varsa, O'ndan tümünü, size (şuurunuza) hizmetle işlevlendirmiştir! Gerçektir ki, bu olayda tefekkür eden topluluk için elbette (önemli) işaretler vardır.
Ahmet Tekin : Allah, göklerdeki varlıkların ve imkânların, yerdeki varlıkların ve imkânların hepsini, kendi katından bir lütuf olmak üzere kurduğu düzen gereğince sizin faydalanmanız için kanunlarına boyun eğdirendir. Gelişmeye devam eden, tefekkür-düşünme ağına sahip, faydalı sonuçlar elde edebilen toplumlar için, Allah’ın birliğini, kudretini, kurduğu düzeni gösteren deliller, birçok konunun çözümüne işaretler vardır.
Ahmet Varol : Gökte ve yerde ne varsa hepsini kendinden (bir nimet olarak) sizin hizmetinize sundu. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ayetler vardır.
Ali Bulaç : Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
Ali Fikri Yavuz : Bir de göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini (Allah) kendi katından sizin hizmetinize bağladı. Şübhesiz ki bunda, düşünecek bir kavim için ibretler var.
Bekir Sadak : Goklerde olanlari, yerde olanlari, hepsini sizin buyrugunuz altina vermistir. Dogrusu bunlarda, dusunen kimseler icin dersler vardir.
Celal Yıldırım : Göklerde ve yerde ne varsa, hepsini kendi tarafından sizin emrinize vermiştir. Şüphesiz ki, bunda iyice düşünen bir millet için açık belgeler vardır.
Diyanet İşleri (eski) : Göklerde olanları, yerde olanları, hepsini sizin buyruğunuz altına vermiştir. Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için dersler vardır.
Diyanet Vakfi : O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütfu olmak üzere) size boyun eğdirmiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.
Edip Yüksel : Göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından buyruğunuza vermiştir. Düşünen bir topluluk için elbette bunda ibretler vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem Göklerde ne var Yerde ne varsa hepsini kendinden olarak sizin için musahhar kıldı, şübhesiz ki bunda düşünecek bir kavm için âyetler var
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Göklerde ve yerde olanların hepsini kendinden bir lütuf olarak size amade kıldı. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için deliller vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : O, göklerde ve yerde bulunan herşeyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermiştir. Şüphesiz bunda düşünen topluluklar için ibret ve deliller vardır.
Fizilal-il Kuran : Gökte olanları, yerde olanları, hepsini sizin buyruğunuz altına vermiştir. Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için dersler vardır.
Gültekin Onan : Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda düşünen (yetefekkerun) bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
Hasan Basri Çantay : O, göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini, kendi (canibi) nden size râm etdi. Şübhe yok ki bunda, iyi düşünecek bir kavm için, kat'î ayetler (delâletler, ibretler) vardır.
Hayrat Neşriyat : Hem göklerde olanlar ve yerde bulunanların hepsini, kendi tarafından (bir lütuf olarak) sizin emrinize verdi. Doğrusu bunda, düşünecek bir topluluk için gerçekten deliller vardır.
İbni Kesir : Göklerde olanları, yerde olanları, hepsini size musahhar kılmıştır. Elbette ki düşünen bir kavim için bunda ayetler vardır.
Muhammed Esed : O, göklerde ve yerde olan her şeyi, Kendinden (bir bağış olarak) emrinize vermiştir: bunda düşünen bir topluluk için mesajlar vardır!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve göklerde ne varsa ve yerde ne varsa hepsini sizin için, tarafından musahhar kıldı. Şüphe yok ki, bunda düşünecekler olan bir kavim için elbette alâmetler vardır.
Ömer Öngüt : Göklerde olanları, yerde olanları hepsini size musahhar kılmıştır. Şüphesiz ki bunda düşünen bir topluluk için âyetler (deliller) vardır.
Şaban Piriş : Göklerde bulunan şeyleri de, yerde bulunan şeylerin hepsini de sizin hizmetinize sunmuştur. İşte bunda da düşünen bir toplum için ayetler vardır.
Suat Yıldırım : Hem göklerde ve yerde ne varsa, hepsini Kendi tarafından bir lütuf olarak hizmetinize veren de O’dur. Elbette bunda düşünecek kimseler için ibretler vardır.
Süleyman Ateş : Göklerde ve yerde bulunan şeyleri kendisinden (bir lutuf olarak) size boyun eğdirdi. Elbette bunda, düşünen bir toplum için ibretler vardır.
Tefhim-ul Kuran : Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
Ümit Şimşek : Göklerde ne var, yerde ne varsa, hepsini O kendi tarafından bir lütuf olarak sizin hizmetinize verdi. Tefekkür eden bir topluluk için bunda nice âyetler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Göklerde ne var, yerde ne varsa tümünü, O'ndan bir lütuf olarak size boyun eğdirmiştir. Bunda, derin derin düşünen bir topluluk için elbette ibretler vardır.

 

 

 

 

Kaynak : İmam İskender Ali Mihr
Tür : Diğer Tarih : 7.11.2018
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 3637

Sure Adına Göre Sırala

 

 

 

 

Sayfa Ziyaret Sayacı
8.811