| İmam İskender Ali Mihr | : | Hayır, muhakkak ki onlar izin günü Rab'lerinden elbette perdelenmiş olanlardır (Rab'lerini göremezler). |
| Diyanet İşleri | : | Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır. |
| Abdulbaki Gölpınarlı | : | İş öyle değil, hayır, şüphe yok ki onlar, o gün elbette Rablerinin lütfünden, bir perdeyle, bir engelle uzak kalırlar. |
| Adem Uğur | : | Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmışlardır. |
| Ahmed Hulusi | : | Hayır! Muhakkak ki onlar, o gün, elbette Rablerinden perdelidirler! |
| Ahmet Tekin | : | Başlarına gelecekleri düşünsünler. Onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar. |
| Ahmet Varol | : | Hayır. Onlar o gün Rabblerinden perdelenmişlerdir. [2] |
| Ali Bulaç | : | Hayır; gerçekten onlar, Rablerinden perdelenerek yoksun tutulmuşlardır. |
| Ali Fikri Yavuz | : | Hayır, (Onlar iman etmezler). Muhakkak ki onlar, o kıyamet günü Rablerinin rahmetinden menedilmişlerdir. |
| Bekir Sadak | : | Hayir; dogrusu onlar o gun, Rablerinden yoksun kalacaklardir. |
| Celal Yıldırım | : | Hayır, (iş bu kadar do değil), onlar o gün elbette Rablarından (O'nu görmekten, rahmetine, yüce nimetlerine ermekten) perde arkasında (mahrum ve mahcûb) kalacaklardır. |
| Diyanet İşleri (eski) | : | Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır. |
| Diyanet Vakfi | : | Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmışlardır. |
| Edip Yüksel | : | Doğrusu, o gün onlar Rab'lerinden perdelenir. |
| Elmalılı Hamdi Yazır | : | Hayır hayır! Muhakkakki onlar o gün rablarından hicabda kalacaklar |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş) | : | Hayır, hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrum kalacaklardır. |
| Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) | : | Hayır hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar. |
| Fizilal-il Kuran | : | Hayır, şüphesiz onlar o gün, Rabblerinden mahrum kalacaklardır. |
| Gültekin Onan | : | Hayır; gerçekten onlar, rablerinden perdelenerek yoksun tutulmuşlardır. |
| Hasan Basri Çantay | : | Hayır (inanmazlar) Şübhesiz ki onlar o gün Rableri (ni görmek) den kat'iyyen mahrumdurlar. |
| Hayrat Neşriyat | : | Hayır! Şübhesiz onlar, o gün Rablerinden gerçekten perdelenmiş olan kimselerdir(O’nu göremezler)! |
| İbni Kesir | : | Hayır doğrusu onlar, o gün Rabblarından kesinlikle mahrumdurlar. |
| Muhammed Esed | : | Elbette onlar, o Gün Rablerin(in rahmetin)den yoksun bırakılacaklar: |
| Ömer Nasuhi Bilmen | : | Hayır. Şüphe yok ki, onlar, o gün Rabblerinden elbette hicapta kalmış kimselerdir. |
| Ömer Öngüt | : | Hayır! Muhakkak ki onlar o gün Rablerini görmekten mahrum kalacaklardır. |
| Şaban Piriş | : | -Hayır! Gerçek şu ki, onlar o gün Rab’lerinden mahrum olanlardır. |
| Suat Yıldırım | : | Hayır! Hayır! Bu, cezasız kalmayacak. Onlar, o gün Rab’lerini görmekten mahrum kalacaklardır. |
| Süleyman Ateş | : | Hayır, doğrusu onlar, o gün Rablerinden perdelenmişlerdir. |
| Tefhim-ul Kuran | : | Hayır; gerçekten onlar, Rablerinden perdelenerek yoksun tutulmuşlardır. |
| Ümit Şimşek | : | Heyhat! Onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar. |
| Yaşar Nuri Öztürk | : | Hayır! Onlar o gün Rablerine karşı tam bir şekilde perdelenmişlerdir. |