Kütahya Osmanlı Kültürünü Yayma ve Yaşatma Derneği okyay derneği

Allah’ın Zikri, Zikrullah En Büyük İbadettir.

Anasayfa » Tasavvuf Konuları » Allah’ın Zikri, Zikrullah En Büyük İbadettir.
share on facebook  tweet  share on google  print  

Allah’ın Zikri, Zikrullah En Büyük İbadettir.

"Tasavvuf Konuları" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

Allah’ın Zikri, Zikrullah  En Büyük İbadettir.

Zikir kelime anlamı ile anmak, söz etmek, okumak anlamında bir kelimedir. Fakat konumuz zikrullah (Allah’ın ismini art arda söylenmesi)’dir. Kafirler, münafıklar, İslam düşmanları bu kelime ile inananları istihza etmeye çalışır. Güya kendilerini ilerici, Müslümanları ise küçük düşürmeye çalışırlar. Zikrullah gerçekten en büyük ibadettir. Allah böyle söylüyor. Bir hikmeti vardır. O ne söylemiş ise doğrudur. İslam teslim dinidir. Mümin kişi hayatının her anında Allah ile beraber olmalıdır. Zikrullah da Allah’ı hatırlatır. İnsanın Allah katında değerini yükseltir. Her işini kolaylaştırır. Biz bu yazımızda konunun ayrıntısına girmeden sadece zikrullahın büyüklüğü konusunu irdeleyeceğiz. Allah’ın bu hususta dediklerini hatırlayalım.

73/MUZZEMMİL-8: Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ (tebtîlen).

“Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve her şeyden kesilerek O'na ulaş.”

29/ANKEBÛT-45: Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).

Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et (namazı kıl). Muhakkak ki salât (namaz), fuhuştan ve münkerden nehyeder (men eder). Ve Allah'ı zikretmek mutlaka en büyüktür. Ve Allah, yaptığınız şeyleri bilir.

İlk ayetimizde Allah’ın isminin zikredilmesi emrediliyor. Ayetin devamında, bu zikrin ona ulaşmaya vesile olduğu açıklanıyor. İkinci ayetimiz de çok önemli, Allah Kur’ân okumak, namaz kılmak ve zikrullah’tan bahsedilerek, bu üç ibadet mukayese edilip, zikrullah’ın en büyük olduğu bildiriliyor. Namazın dinin direği olduğu söylenir. Fakat zikrin daha büyük olduğunu görüyoruz. Bu durum namazı küçümsemek değildir. Gerçekten dinin direğidir. Ancak Allah böyle söylüyor. Bir hikmeti vardır. Biz bilemeyiz. Namaz kılmak, kur’ân okumak da zikirdir. Ancak zikrullah, Allah adının ard arda söylenmesinin büyük olduğu bildiriliyor. İbadetler arasındaki bu mukayeseyi sadece Allah yapabilir. Zikir hangi zaman ve mekânda yapılırsa, yapılsın. Allah duyar ve icabet eder.

4/NİSÂ-103: Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alel mu’minîne kitâben mevkûtâ.

“Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü'minlerin üzerine, "vakitleri belirlenmiş bir farz" olmuştur.”

Yukarıdaki ayette görüldüğü gibi Allah namaz kılındıktan sonra ayakta, otururken ve yan üzeri yatarken ifadeleri ile insanın her durumda zikre devam edilmesine işaret ediliyor. Namazı bir fonksiyonu açıklanarak, güvensiz bir yerde de ifa edilmesi söylenerek, aksatılmamasına işaret ediliyor. Namazın farziyeti bildiriliyor. Namaz farz olduğuna göre zikrullah’ın da farz olduğunu söylemeye gerek yok. (Müzemmil suresi Farz olduğunu ispat eder.) Onun da çok önemli fonksiyonları var. Bunları başka bir yazımıza bırakarak, kısaca birkaç örnek verelim.

Zikrullah, insanı korur, Allah katından nurların üzerimize gelmesine sebep olur, Nefsimizi afetlerinden arındırır. Nefis tezkiyesine sebep olur. Bunlar gibi daha pek çok önemli fonksiyonları var. Bu zikrullah sesli veya sessiz iç sesimiz ile yapılabilir. İnsanın ayakta yürürken, yatarken, uyurken zikredilmesi ile sessiz zikre işaret edildiğini düşünüyoruz. Bazı evliyaların sesli ve toplu halde zikir ettiklerini biliyoruz. Demek, bu şekilde de yapılabiliniyor.

Kendilerini okumuş aydın zanneden bazı İslam düşmanları, Allah adının art arda söylenmesinin bir faydası olduğunu kabul etmiyor. Bunun tatbikatını yapan insanlarımız ile alay etmeye kalkıyorlar. Bu okumuş cahillere ne demek lazım bilmiyorum. Hakaret etmek istemiyorum. İnsan bilmiyorsa, ailesi ve yakın çevresinden de manevi bir eğitim terbiye almamış ise ne yapsın. Ancak, insanların inanç ve değerlerine saygı gösterilmesi gerekir. Laiklik bunu gerektirir. Kim nasıl düşünürse düşünsüz, biz Rabbimize, kitabımıza ve Hz. Peygamberimize ve tüm nebilere inanıyoruz. İslam’ı yaşamak mutluluktur. Dünya ve Ahiret saadetidir.

Youtube da “Salavat konseri” isimli, bir video var. Endonezya’da spor salonunda yapılmış. Yüz binlerce genç mümin hep bir ağızdan Kelimeyi tevhit ve salavat çekiyor. İnsan ürperiyor. Yüz binlerin bir ağızdan Allah’ı zikretmesi ne güzel. Batının şarkıcılarına benzetilmiş diye istihza edenler var. Uygulayan gençler gözyaşı döküyor. Genç müminlerin böyle bir vesiyle ile bir araya gelmeleri bir başarıdır. Tanışma kaynaşma meydana geliyor. Umarın hidayetlerine vesile olur. Tertip edenleri tebrik ederim. Gençler bu şekilde deşarj olup rahatlıyor. Bu düşünceler ile okuyucularımızın Kurban Bayramlarını kutlar. Yüce rabbimizin zulüm altında inleyen tüm insanlarımızın maruz kaldıkları çileden kurtularak, huzur içinde nice bayramlara ulaştırmasını dilerim.                                   

17.5.2026

lutfitumturk@hotmail.com                                                                                      Lütfi TÜMTÜRK

Kaynak : Lütfi TÜMTÜRK
Tür : Diğer Tarih : 25.05.2026
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
Sayfa Ziyaret Sayacı
65.775