Kütahya Osmanlı Kültürünü Yayma ve Yaşatma Derneği okyay derneği

Amacımız

Anasayfa » Amacımız
share on facebook  tweet  share on google  print  

Amacımız

AMACIMIZ

Biz, Osmanlı Kültürünü Yayma ve yaşatma derneği mensupları olarak, her şeyden önce Devletimizi ve milletimizi çok seviyoruz. Bu milliyet perverliğimiz kafatasçılık değildir. Bütün milletlere, kavimlere sonsuz saygı ve sevgimiz var. Milletimize, yakınlarımıza ve masum insanlara zarar vermeyen, herkesin hak ve hukukuna riayet eden, tüm sosyal gruplara sevgi ile yaklaşırız.

Atalarımız çok yüksek kültür ve medeniyetler kurmuş. Orta çağ Avrupa’sında “Dünya yuvarlıktır.” diyen âlimlere işkenceler yapıldığı dönemlerde, atalarımız oluşturdukları ileri kültür ve medeniyet ile birçok halkları adaletle yönetmiş. Bu gün Batı Avrupa’dan bilim, teknik ve refah seviyesi bakımından geri kaldığımızı kabul ederiz. Ancak, kültür, medeniyet ve insan sevgisi acısından, daha iyi olduğumuzu düşünüyoruz. Batının pragmatizm (faydacılık) görüşü bizim karakterimize uygun değildir. Yaratılanı, yaratandan ötürü sevmek bizim temel ilkemizdir.

Yakın geçmişimiz olan Osmanlı döneminde, İnsanlarımız yüksek kültür, medeniyet içinde yaşamış.  Çeşitli millet ve kavimler, tek toplum bilinci içinde, yüzyıllarca huzur içinde hayatlarını sürdürmüş. Farklı ırk ve inanca mensup insanlar birbirlerine saygı göstererek yüzyıllarca huzur içinde mutlu bir hayat yaşamışlar.

Batı ülkelerinin politik amaçlı tahrik ve teşvikleri olmasaydı, bu huzur ortamı belki daha uzun yıllar devam edecekti. Fakat siyasi ihtiras sebebiyle, zengin doğu kaynaklarını elde edebilmek için, atalarımız ile uzun yıllar beraber yaşayan Hıristiyan kavimler tahrik edilmiş. Onlara bağımsız yurt vadi ile ekmeğini yedikleri Osmanlıya isyan etmeleri sağlanmış.

Osmanlı adaletine hayranlıkları sebebi ve kendi istekleri ile imparatorluğumuza katılan İslam toplumları dahi, batının tahriki ile 0smanlıya isyan etmiş. Atalarımız, kutsal emanetleri korumak için İstanbul’a getirmiş. O tarihlerde maddi getirisi olmayan Arap ülkelerinden toplanan gelirin kat kat fazlası harcanarak, Hz. Peygamber (SAV) efendimizin ülkesine hizmet götürülmeye çalışmış.

Atalarımızdaki, bu üstün meziyetin bir Allah vergisi olduğunu düşünüyoruz. Tek tanrılı eski dinlerini yaşarken,  740-750 yıllarında orta doğu’da karşılaştıkları İslam, hemen benimsenmiş ve topluca İslam dinine samimiyetle katılmışlar. Atalarımız İslam ile şereflendikten sonra, Sırf “İlahi Kelimetullah” için yaşamışlar, Allah’ın dinini yaymak için, büyük gayret gösterilmiş. Bu hizmeti yaparken kimseye baskı yapılmamış. Sadece örnek olmakla yetinilmiş. İnsan ve toplumların özgür iradeleri ile inanç sisteminin seçilmesine saygı gösterilmiş.

Sadece, hak dini yaymak hizmetinin ötesinde, kendi ülkelerinde sahabe hayatı ilke edinilmiş. Askerlik, Adalet, Ekonomi, Ticaret gibi her türlü sosyal faaliyette, Allah’ın emri ve Hz. Peygamberin sünnetinin dışına çıkılmamıştır. Bu yüzden askerlik yapmayan Hıristiyanlar zenginleşmiş, uzun yıllar cihat aşkı meşgul olan Türkler, bu yüzden onlardan daha yoksul kalmışlar.

Bu yüksek değerler sebebi ile birçok millet ve kavim uzun yıllar huzur içinde birlikte yaşayabilmiş. Osmanlı’ya isyan ederek ayrılan Arap ve Hıristiyan kavimler, bu gün atalarının yaşadığı o huzurlu yılları mumla aramaktadır. Gerçekçi olmak lazım. Bizim insanalrımız da, dedelerinden kalan bu kutlu meziyetlerden, maalesef çok şeyler kaybedilmiş. Çağımızda kendi aramızda birlik sağlanamıyor. Zengin kaynaklarımıza rağmen ekonomik olarak batıdan geri durumdayız. Türk birliği sağlanamadan, İslam birliğinin kurulamayacağına inanıyoruz.

Bu bölünmüşlükten kurtulmak için, batının kokuşmuş ilkelerini almamıza gerek olmadığına inanıyoruz. Türk ve islam birliğinin sağlanması için, toplum olarak atalarımız gibi, İslamı yaşamak gerektiğine inanıyoruz. Hz. Peygamberimiz (SAV) ve onun şerefli sahabesinin yaşadığı manevi kültürümüzü yeniden ihya etmek gerektiğini düşünüyoruz. Bu sebeple Osmanlı Kültürünü yayma ve yaşatma derneğini kurduk.

Amacımız; Osmanlıda yaşanan sosyal hayatın nasıl olduğunu araştırmak, elde edilen bilgileri insanlarımız ile paylaşmak, bu güzelliklerin günümüzde de yaşanması için, her türlü teknik imkânları kullanarak çalışmaktır.  Bu alanda faaliyet gösteren kuruluşlarla işbirliği yapmak. Onlara destek vermektir.

Sonuç olarak ; insanlarımızın mutluluklarına katkıda bulunmak. Hangi sosyal gruptan olursa olsun, tüm insanları Allah’ın sevgili kulları gibi görmek. Ülkemizi, birbirini seven ve sayan insanların vatanı haline getirmektir. Bunun mümkün olduğuna inanıyoruz. Örneğimiz sevgili Sahabe hayatı ve atalarımızdır. Bunu başarabilir miyiz bilmiyorum. Fakat bu yolda Allah’ın emanetini teslim edinceye kadar elimizden gayreti göstermek istiyoruz.

İslam’da, Tek Allah’a inanmak (Vahdet), İnananların tek toplum olması (Tevhit) ve Müminlerin Dünya hayatında yaşarken, nefis tezkiyesi yaparak,  emanet olan ruhlarını Allah’a Ulaştırılması (teslim) esastır. Yolumuz, Sevgili Peygamberimiz (SAV)’ in yoludur. Bu yolda en büyük gücümüz, Rabbimizin nusreti, Efendimizin himmeti, bizim iştiyak ve gayretimizdir. Karınca misali biz bu yola baş koyduk. Ölmek var. Dönmek yok. Bu kutlu yolda bizimle beraber olmak isteyen tüm kardeşlerimize yanımızda yer var.

Maide suresi-54. Ayette,”Ey âmenû olanlar (Allâh'a ulaşmayı dileyenler)! Sizden kim dîninden dönerse, o zaman Allah onun yerine (başka) bir kavim getirecektir öyle ki, (Allah) onları sever ve onlar da O'nu (Allah'ı) severler. Mü'minlere karşı daha alçak gönüllü, kâfirlere karşı daha izzetlidirler (başları dik, vakarlı, şereflidirler). Allah'ın yolunda cihad ederler. Hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. İşte bu, Allah'ın fazlıdır, onu dilediğine (lütfedip) verir. Allah Vâsi'dir (fazlı ve lütfu geniştir), Alîm'dir (herşeyi en iyi bilendir.).”Ayetinde, konu edilen kavmin milletimiz olduğuna inanıyoruz.

Ayrıca, Hucurat suresi-15. Ayette, “Mü'minler ancak onlardır ki, Allah'a ve O'nun Resûlü'ne îmân ettiler. Sonra da şüpheye düşmediler. Ve malları ve canları ile Allah yolunda cihad edenler; işte onlar, onlar sadıklardır.” Buyurulmaktadır.  Yüce rabbimizin bizi de sadık kullarının içine kabul etmesi dileği ile tüm kardeşlerimize selam ve sevgiler sunarız.

14 Şubat 2011

Kütahya

Osmanlı Kültürünü Yayma ve Yaşatma Derneği

Sayfa Ziyaret Sayacı
635