Kütahya Osmanlı Kültürünü Yayma ve Yaşatma Derneği okyay derneği

Bu Güne Kadar Kainatta Tek Din Olmuştur.

Anasayfa » Tasavvuf Konuları » Bu Güne Kadar Kainatta Tek Din Olmuştur.
share on facebook  tweet  share on google  print  

Bu Güne Kadar Kainatta Tek Din Olmuştur.

"Tasavvuf Konuları" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar

Bu Güne Kadar Kainatta Tek Din Olmuştur.

Kainatın yaratıcısı olan Allahû Teâlâ, kullarının dünya’da mutlu olmalarını, ahirette de cenneti bizzat hak etmelerini istiyor. Bunun için dünya’da nasıl davranmaları gerektiğini anlatan kitaplarını ve bu kitapların öğretmenleri olan Nebi ve onların bulunmadığı dönemlerde veli resullerini görevlendirmiş. Fakat İblis insanların kandırmak için, kıyamete kadar süre almış. İlk Önce Âdem atamızı ve Havva Validemizi kandırarak, onları cennetten, imtihan dünyasına atılmalarına sebep olmuşlar. İblis, kardeşler arasında düşmanlık sokmak, onların mutsuz olmalarını sağlamak için, yapmadığı kalmamış. Halen bu fitne hareketleri devam ediyor.

İnsanlar, İblisin etkisi ile kendilerini Allah’a ve güzelliklere davet eden resullere hep karşı çıkılmış. Kur’an hariç, Allah’ın kitapları tahrif edilmiş. Anlamları değiştirilerek, insanların mutluluğu engellenmiş. Bütün resullerin birbirlerini onaylamalarına rağmen, her inanç sistemi mensubu kişiler, kendi dinlerinin hak olduğunu ileri sürerek, resullere hep düşmanlık yapılmış. Böylece farklı dinler ortaya çıkmış. Bu durumu Allah nasıl anlatıyor.

2/BAKARA-87: Ve lekad âteynâ mûsâl kitâbe ve kaffeynâ min ba’dihî bir rusuli ve âteynâ îsâbne meryemel beyyinâti ve eyyednâhu bi rûhil kudus(kudusi), efe kullemâ câekum resûlun bimâ lâ tehvâ enfusukumus tekbertum, fe ferîkan kezzebtum ve ferîkan taktulûn (taktulûne).

“Andolsun ki, Biz, Musa'ya kitap verdik ve ondan sonra ardarda resûller gönderdik. Ve Meryem'in oğlu İsa'ya beyyineler (açık deliller) verdik ve onu Ruh'ûl Kudüs ile destekledik. Öyle ki, nefslerinizin hoşlanmadığı bir şeyle gelen resûle karşı, her defasında kibirlendiniz. Bu sebeple bir kısmını yalanladınız ve bir kısmını da öldürüyorsunuz.”

2/BAKARA-62: İnnellezîne âmenû vellezîne hâdû ven nasârâ ves sâbiîne men âmene billâhi vel yevmil âhiri ve amile sâlihan fe lehum ecruhum inde rabbihim, ve lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn (yahzenûne).

“Şüphesiz ki; âmenû olanlar, yahudiler, hristiyanlar ve sabiiler, bunlardan her kim, Allah'a ve yevm'il âhire inanır ve ıslâh edici ameller işlerse (nefsini tezkiye ederse), bu durumda onların mükâfatları Rab'lerinin katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.”

 

5/MÂİDE-69: İnnellezîne âmenû vellezîne hâdû ves sâbiûne ven nasâra men âmene billâhi vel yevmil âhıri ve amile sâlihan fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

“Muhakkak ki, âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı dileyenler), ve Yahudiler, Sâbiiler ve Nasrânilerden (Hristiyanlardan) kim Allah'a ve âhir güne îmân eder ve nefsini ıslâh edici ameller (nefs tezkiyesi ) yaparsa onlara artık korku yoktur ve onlar mahzun da olmazlar.”

Hz. Musa, Hz. İsa ve Peygamberimiz Hz. Muhammet (SAV), Allah’ın ulül azim Peygamberleridir. Diğer tüm Nebiler gibi, bu üç mübarek Peygamber de birbirleri teyit ederek, insanları Allah’a dünya ve ahiret mutluluğuna çağırmışlar. Buna rağmen üç farklı inanç sistemi ortaya çıkmış. Üçü de kendilerinin hak olduğunu diğerinin batıl olduğunu iddia ediyor. Sadece iddia etmek ile kalmıyor. Birbirlerine düşman kesilmişler. Eski önemlerde yüzyıl süren haçlı seferleri gibi, din savaşları yapılmış. Asırlarca insanlar birbirini kırmış.

Çağımızda da bu din savaşları örtülü bir şekilde yapılıyor. Avrupa birliği Türkiye Cumhuriyetini Müslüman diye birliğe kabul etmiyor. Hıristiyan dünyası, Müslümanları ezmek için yardımlaşıyor. Fanatik din devleti olan İsrail, Filistin Müslümanlarını kendi ülkelerinde, Mübarek Mescidi Aksa camisinde İbadet yapmalarını engelliyor. Bir kaç yaşlı Filistinliye müsaade ederek. Sureti haktan görünmeye çalışıyor. Bu yüzden bazı Müslümanlar da Hıristiyan ve Musevilere karşı düşmanlık besliyor. Bu sürtüşmeler en zaman bitecek.

Dinlerin Birliği

Rahmetli Efendimiz gibi Allah dostları semavi dinlerin hepsinin, Hz. İbrahim’in Hanif (teslim) dini olduğunu, söylemelerine rağmen, bu gerçek dinlenmiyor ve inanılmıyor. Tevrat ve İnci’lin kısmen tahrif edilmesine rağmen, hidayet ile ilgi hükümlerin Allah tarafından korunduğunu söylüyorlar. Dini ritüellerin değişmesine rağmen temel hükümlerinde bir değişiklik olmadığını, temel hedefin Allah’ın emir ve yasaklarına uygun yaşayarak, hidayete ulaşmak olduğunu söylemişler. Bu mübarek resuller ile beraber, Allahû Teâlâ Kur’ânı kerimde, halen Hıristiyan ve Yahudiler Arasında da orijinal teslim dinini yaşayanlar olduğunu haber veriyor.

3/ÂLİ İMRÂN-113: Leysû sevâ’(sevâen), min ehlil kitâbi ummetun kâimetun yetlûne âyâtillâhi ânâel leyli ve hum yescudûn(yescudûne).

“Onların (hepsi) bir değildir. Kitap ehlinden, gece saatlerinde kıyamda durup, Allah'ın âyetlerini tilavet eden ve secde eden bir ümmet vardır.”

3/ÂLİ İMRÂN-114: Yu’minûne billâhi vel yevmil âhiri ve ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munkeri ve yusâriûne fîl hayrât(hayrâti), ve ulâike mines sâlihîn(sâlihîne).

“Onlar, Allah'a ve yevmil âhire îmân ederler, mâruf (irfan) ile emreder ve kötülükten nehyederler (men ederler) ve hayırlara koşarlar. İşte onlar, sâlihlerdendir.”

Ayetlerde görüldüğü gibi, kitap ehli kavramı ile ifade edilen Hıristiyan ve Museviler arasında halen namaz kılanlar olduğu, onların hayırlarda koşan Salihler olduğu bildiriliyor. Buna rağmen onlara düşmanlık beslemek bir Müslüman’a yakışmaz. Bunların azınlıkta olduğunu, kitap ehlinin çoğunluğun gaflet içinde olduklarını biliyoruz. Müslümanların çoğunluğu, Müslüman olduklarını söylemelerine rağmen, İslami hükümleri yaşayanların azınlık olduğu da malumdur. İslam’ın teslim dini olduğunu bilen kaç kişi var. Bu din düşmanlığı artık bitmelidir. Herkes bildiği gibi ritüellerini yaşayabilir. Temel hedef Allah’ın emirlerine uygun yaşayıp, Hidayete ulaşmak ve ona teslim olmaktır. Aksi halde bu düşmanlığın neticesi insanlığın felaketi ile sonuçlanacak.

22/HACC-40: Ellezîne uhricû min diyârihim bi gayri hakkın illâ en yekûlû rabbunallâh(rabbunallâhu), ve lev lâ def’ullâhin nâse ba’dahum bi ba’dın lehuddimet savâmıu ve biyaun ve salavâtun ve mesâcidu yuzkeru fîhesmullâhi kesîrâ(kesîran), ve le yansurennallâhu men yansuruh(yansuruhu), innallâhe le kaviyyun azîz(azîzun).

“Onlar, sadece “Rabbimiz Allah'tır” dedikleri için haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Ve eğer, Allah'ın insanları birbiriyle defetmesi olmasaydı, (rahiplerin) mabetleri, (hristiyanların) kiliseleri, (yahudilerin) havraları ve içinde Allah'ın isminin çok zikredildiği (müslümanların) mescidleri mutlaka harap olup yıkılırdı. O'na (Allah'a) yardım edene, Allah mutlaka yardım eder. Muhakkak ki Allah, elbette Kaviyy'dir (kuvvetli, güçlü) Azîz'dir (yüce).”

 

3/ÂLİ İMRÂN-67: Mâ kâne ibrâhîmu yahûdiyyen ve lâ nasrâniyyen ve lâkin kâne hanîfen muslimâ(muslimen), ve mâ kâne minel muşrikîn(muşrikîne).

Hz. İbrâhîm, yahudi veya nasrani olmadı. Fakat hanif (Allah'ın tek oluşuna, ölmeden önce ruhun O'na ulaştırılmasının ve Allah'a teslim olmanın farz olduğuna inanan) bir müslümandı. Ve o müşriklerden olmadı.”

3/ÂLİ İMRÂN-68: İnne evlen nâsi bi ibrâhîme lellezînettebeûhu ve hâzan nebiyyu vellezîne âmenû vallâhu veliyyul mu’minîn (mu’minîne).

“Muhakkak ki Hz.İbrâhîm'e insanların en yakın olanı elbette ona tâbî olanlar ve bu peygamber (Hz. Muhammed) ve âmenû olanlardır (ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyenlerdir). Ve Allah, mü'minlerin dostudur.”

Bu din düşmanlığı, çağımızın teknolojisi ile yapıldığında netice felaket olacak. Üç Peygamberin de atası olan, Hz. İbrahim’in Hıristiyan ve Yahudi olmadığı, teslim dinini yaşadığı bildiriliyor. Ona yakın olanların, tabi olanlar ile Müslümanlar olduğu bildiriliyor. Allah tüm nebilerini aynı şeyi vaaz etmiş. Tahrifat sonra yapılmış.

42/ŞÛRÂ-13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîh(fîhi), kebure alel muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).

(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh'a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm'e, Hz. Musa'ya ve Hz. İsa'ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

 

30/RÛM-30: Fe ekim vecheke lid dîni hanîfâ(hanîfen), fıtratallâhilletî fataran nâse aleyhâ, lâ tebdîle li halkıllâh(halkıllâhi), zâliked dînul kayyimu ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Artık hanif olarak kendini (vechini) dîn için ikame et, Allah'ın hanif fıtratıyla ki; Allah, insanları onun üzerine (hanif fıtratıyla) yaratmıştır. Allah'ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum olan (kaim olacak, ezelden ebede kadar yaşayacak) dîn budur. Fakat insanların çoğu bilmez.

Yukarıdaki Şura-13. Ayeti lütfen dikkatle inceleyelim. Allah peygamberlerine aynı şeyi vasiyet ettiğini, Şeriatın tek olduğu bildiriliyor. Hedef Allah’a yönelip ona ulaşmayı dilemek. Ötesinin Allah’a ait olduğu anlaşılıyor. Yani, Allah kendisine yönelen kulunu kendisine ulaştırıyor. Allah’ın kayyum (Ezelden, ebede değişmeyen) dinin bu olduğu bildiriliyor. Üç din de teslim dini, birbirinden üstünlüğü yok.

98/BEYYİNE-5: Ve mâ umirû illâ li ya’budûllâhe muhlisîne lehud dîne hunefâe ve yukîmûs salâte ve yu’tûz zekâte ve zâlike dînul kayyimeh(kayyimeti).

Ve onlar, Allah için hanifler olarak dînde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum (Kıyamete kadar) dîn budur.

 

4/NİSÂ-125: Ve men ahsenu dînen mimmen esleme vechehu lillâhi ve huve muhsinun vettebea millete ibrâhîme hanîfâ(hanîfen), vettehazallâhu ibrâhîme halîlâ(halîlen).

Ve hanif olarak Hz. İbrâhîm'in dînine tâbî olmuş ve vechini (fizik vücudunu) Allah'a teslim ederek muhsin olan kimseden, dînen daha ahsen kim vardır. Ve Allah, Hz. İbrâhîm'i dost edindi.

Allah kullarının nefislerini afetlerden arındırıp halis kullar olmamızı istiyor. Ezelden, Ebede yaşayacak kayyum teslim dininden başka din olmamış. Bu teslim dinini yaşayanların Ahsen oldukları bildiriliyor. Okuyucularımızın bu ayetleri inceleyip, konumlarını değerlendirmeleri dileği ile konumuzu tamamlayalım. 29.8.2023

lutfitumturk@hotmail.com                                                                              Lütfi TÜMTÜRK    

Kaynak : Lütfi TÜMTÜRK
Tür : Diğer Tarih : 30.07.2023
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
Sayfa Ziyaret Sayacı
31.510